Aşk-ı bisiklet

Her bisikletçinin bisikletine olan bi aşkı vardır. Bende böyle bir konu başlığı altında bisikletime olan aşkımı yazcam . Istanbul konu başlığı altında da daha önce bahsettiğim gibi istanbulda yaşıyorum ve istanbul da genellikle bisikletimle dolaşıyorum. Biraz istabulda hangi rotalardan gitmeli ben hangi rotaları tercih ediyorum bunlardan bahsedeceğim. Bahsederken de çok güzel olduklarını düşündüğüm fotoğraflarım var onları da paylaşacağım.

Bisiklet kullanmak çoğunlukla çevrenizde olumlu pozitif yaklaşımlarla karşılaşmamızda neden oluyor .Bisiklet kullanmayanlarin veyatta bizimki kadar ilgili olamayanların genellikle söyleşileri istanbulda kullanmak çok tehlikeli biraz bunlardan bahsedeceğim. Son zamanlarda istanbulda gün geçtikçe atmakta olan bisiklet gruplarına denk deliyorum ki buda bir bisikletci olaraktan beni mutlu ediyor . Bizimde kendi aramızda bir araya geldiğimiz ufak bir grubumuz var . Genellikle istanbul içi ara sırada istabul dışı turlar gerçekleştiriyoruz. Bu başlık altında bu turları ve rotaları gezip gördüğümüz güzel yerleri yazicam . Umarım bizim ki gibi bisiklet sevgisiyle dolu yol arkadaşlarımıza ilham olucak güzel yazılar olur

Ukraine da kalacak yer ayarlama ev kiralama

Ulrayna birçok ülke gibi giriş yaparken ki şartlarından birisi kalacak yer ayarlamış olmanız. Bu ülkede kalacağınız süre içerisindeki kalacağınız ikametgah adresinizin belirgin olması. Ancak biz giriş sürecini çok rahat atlattığımız için olacakki bize kalacağımız yer hakkında hiçbir bilgi sorulmadı. Gerçi bize hiçbirşey sormadılar sadece pasaportlarımızın kontrolünü yapıp geçmemize izin verdiler .Tabiki bizde bu sürecin bukadar hızlı ilerleyeceğini tahmin etmedigimizden önceden hazırlıklıydık . Peki neydi bu hazırlıklar, açıkcası dil olmadığı ve ilk yurt dışı deneyimimiz olduğu için herşeyi en ince noktasına kadar düşünüp öyle hareket ettik . Öcelikle istanbuldayken iptalli ön ödemesiz odessadan hotel rezervasyonu yaptık . Hotel rezavasyonu yapmamizin nedeni bi lvivde kalacaktik ve biletlerimiz odessa havalimanınaydı bunun sorun yaratacağını düşünerek odessa otellerinden birinde yer ayırttık. Gitmemiz birkaç gün kala hotel rezervasyonumuzun çıktılarını alıp iptal ettik .anlayacağını üzere havalimanından giriş yaparken yanımızda bu iptal edilen hotel bilgileri vardı. Hoteller çok pahalı olabiliyor biz ukraynaya giriş yaparkende bunun bilincindeydik ki aynı uçakla yolculuk yaptığımız türklerden biriyle ertesi gün karşılaştığımızda konuştuk adam mahvoldum ben bir gece icin 650 liramı aldılar diyip kafayı yemiş bir şekilde dolaşıyordu.

Ama siz sakin korkmayın ukrayna da konaklamak çok ucuz biz üç kisi için üç günlük toplam300 tl gibi bir ödeme yaptık ki bu da kisi başı 100 lira gibi bir fiyata denk geldi oldukça uygun bir fiyat. Ukrayna’ya giriş yaptıktan iki gün sonra kalacak yer ayarladık. İlk gecemiz sabaha karşıydı ve sokakta kaldık ikinci gecemizi trende geçirdik sabah trenden indiğimizde lviv merkezde bir bahçede otururken anlık olarak bi ev beğendik ve birkaç saat içersinde anahtarını teslim alıp yerleştik. Peki bu süreç nasıl oldu ?

Lviv de kiraladığımız evin balkon manzarası

Biz ev kiralama işlemini https://www.booking.com üzerinden gerçekleştirdik oldukça uygun fiyatlı tatmin edici filtre ve açıklamalarla aradığınız kriterlerdeki evleri size sunan güzel bir uygulama. Zaten yur dışına çıkıp ev kiralamış arkadaşlar muhtemelen bu siteyi daha öncede kullanmışlardır. Bu site üzerinden istediğiniz evi seçtikten ve konaklama taşınızı onayladıktan sonra erhan gibi bir on ödeme yapmadan rezervasyonunuzu onaylayıp aktif hale getirebiliyorsunuz. Zaten daha sonrasında ev sahipleri whatsapp üzerinden sizinle iletişime geçiyorlar. Araştırdığınız vede bizim deneyimledigimiz kadarıyla evler çok temiz her ihtiyacı karşılayabilecek eşya mevcut oluyor . Ukranyada bulmanız çok zor bizim şansımıza yeni bir bina denk geldi hatta bizim üzgünüzdeki iki daire daha hiç kullanılmamış kapılar bile üstünde naylonuyla duruyordu ama dediğim gibi böyle daireler ukraynada çok az . Ev sahipleri bizimle iletişime geçtiler ve saat 11 gibi anahtarı alabileceğimizi söylediler diğer evler icinde aynı durum geçerli olacaktır 11den önce anahtar teslimi yapılmıyor. Whatsapp tan iletişim kurmak oldukça kolay dil olmasa bile çeviri programıyla anlaşmanız mümkün oluyor . Dedikleri gibi 11de evin önüne gittik zaten konum ve binanın numarasını atıyorlar bulması oldukça kolay oluyor. Bizim ev sahibi kendisinin gelemeyeceğini yerine arkadaşının geleceğini söyledi bizi güler yüzlü genç biri karşıladı. Dil olmadığı içinde bol bol gülüştük anlatabildigi kadarıyla interneti televizyonu evdeki eşyaları söyledi. Pasaportlardan birinin fotoğrafını çekip aldı . Öncesinde bahsettigim gibi üç gün için 300 lira ödememiz yaptık ve eve yerleştik. Kaldığımız evde fön makinasından buz dolabına mikro dalgadan normal fırına televizyon internet 10 taneden fazla temiz havlu banyoda sampuanına tek kullanımlık duş terliğine kadar herşey daha bir-çok eşya ve araç gereç mevcuttu . Anlayacağınız evde şu da olsa diyebileceğiniz bir durum olmuyor. Kaldığımız sürece çok rahattık kimse evle ilgili arayıp yada kapımızı çalıp birşey sormadı. Yanlızca son günden birgün önce sabah temizlikçinin gelip anahtarı teslim alacağını whatsapptan yazdılar . Biz deneyimledik ve bizim gibi ukrayna’da ev kiralayanlarla yaptığımız sohbetler de onlarında memnun kaldıklarını gözlemledik. Şüphe duymadan rahatlıkla ev kiralayabilirsiniz

Ukrayna’da tren ulaşımı ve tren bileti nasıl alınır

Odessa tren garı

Her ne kadar tren ulaşımı diye başlık atmış olsam olsam da bu ulaşım ukranya için de şehirler arası en uğun ve hızlı ulaşım araçlarından biri ancak bir başka açıdan da bakılınca türkiyede yüksek maliyetlere yaptığımız doğu expresi turunun bir benzerini yapıyorsunuz ki oldukca uygun fiyatlarla yapıyoruz ve her zaman bilet mevcut . Yani burda yapacağınız tren yolculuğu bir nevi doğu expresi alternatifi olmuş oluyor. Biz arkadaşlarla ukranyada gelmeden önce bu trene binmenin planlarını yapıp öyle yola çıktık. Ukrayna’da iki tren seferi yaptık birincisi odessa lviv seferi ikincisi geri dönüş lviv odessa seferi oldu . Yolculuk otalama 11 saat sürüyor onun için hem günümüzü yolda harcamış olmamak için hemde konaklamaya ekstra para harcamamak için iki seferimizi de geceye denk getirdik . Bir çok kişi gece yolculuk mu yapılır diyebilir gün ışığında yolları seyretmek varken diye söyleyebilir. Ancak 11 saatlik yolculuğun başlangıcını gece 8 ile 9 arası biletlerle aldığımız için gece yolculuğumuzun başlangıcında camlardan sadece karanlığı gözleyebildik ama giderken lviv yaklaşırken sabahın ilk ışıklarıyla yolun güzelliklerini yani yolun 6 saatlik kısmını dönüşte de yine odessa ya varırken sabah varışımızda ki yolun yine yaklaşık 6 saatlik kısmını gün doğumuyla birlikte odessa yolu üzerindeki güzellikleri gözlemleyerek geçirdik. Yani farklı zamanlarda da olmuş olsa neredeyse tüm yolu seyretmiş olduk . Youtube yüklemiş olduğum kısa bir yol manzarası videomun linkini de aşağıya bıraktım . Yolda göreceğiniz manzara genellikle bu şekilde olacak birde bazı köy ve kasabalar

Yolculuk üç şekilde yapılabiliyor birincisi normal koltuklu oturarak yolculuk fiyatı oldukça uygun oluyor ikincisi dört kişilik iki altta iki üstte yataklı odalarda ki biz bunu seçtik birde dönüşte farkettiğimiz muhtemelen o zamanki tren imkanlarına bağlı oluşan iki kişilik yataklı oda da yolculuk seçeneği. Bizim anladığımız bilet olmama gibi bir durum olmuyor biletler azaldıkça yeni vagon ekleyip yolcu sayısını yükseltiyorlar. Dönüşte bilet bulamama korkusuna düştük çünkü istediğimiz saat ve tarihte üç arkadaş aynı vagonda bilet bulamıyorduk. Birkaç saat sonra bakınca gördük ki yeni vagon eklenmiş ve aynı vagondan bilet bulabildik . Birde bilet fiyatları çok sıklıkla değişiyor bazen çok uçuk rakamlar olabiliyor birkaç saat sonra düşebiliyor düştüğü gibi aynı zamanda çıkabiliyor da . Bilet fiyatları neye göre belirleniyor biz anlayamadık ucuz olan bilet bir anda görüyoruz ki çıkmış birkaç gün sonra aynı bilet ucuz dediğimiz fiyatında altına inmiş olabiliyor . Her nekadar pahalıda olsa ukrayna içinde en uygun şehirler arası ulaşım trenle sağlanıyor. Net bir fiyat verememekle birlikte biz biletleri lviv’e giderken kişi başı türk lirası olarak 100 tl odessa ya dönerken aynı şartlardaki bilete 30 tl gibi bir fiyat ödedik. Yani toplam 130 tl lik bir ödemeyle iki bileti aldık aynı yolculuğu uçakla yapmış olsaydık bu fiyat 2.300tl civarlarına gelecekti .

Birazda trenlerin içinden ve de konforundan bahsedeyim . Öncelikle trenler çok temiz zaten her vagonda görevliler var onlarda bunun için özen gösteriyorlar. Ayrıca gece yatmanız için yatakların üstünde yastik yorgan ve battaniyelerin yanın da ilk defa sizin açacağınız daha öncede kullanılmış ama yıkanıp paketlenmiş yorgan yastık kılıfları ve ufakta bir el havlusu mevcut oluyor ve herşey çok temiz . Birtek sıkıntı olan şey trene ilk bindiğinizde tren hareket edene kadar olanki zaman içerisinde içerinin havasızlığı . Birde bazıları bunu sorun olarak görebilir ki ben farklı bir acıdan baktığım için benim çok hoşuma gitti hatta böyle olmasına da sevindim . Olan şey trenlerin bazıları oldukça eski . Bizim ilk bindiğimiz normal standartlarda çok lüks değil ama eskide değildi. Normal bir trendi bunu şunun için diyorum çünkü bütün trenlerin dışı çok eski görünüyor . Ancak lvivden bindiğimiz trennin icide temiz olmasına karşılık dışı gibi eskiydi. Yani odessa’ya dönüş yolundaki tren sanki tarihin içinden fırlamış gibi kendinizi tarihin içinde 1950lerde falan hissetmenize neden olacak türden bir trendi . Yerler halıyla kaplı ve trenin kendisi gibi eski pembemsi nar çiçeği renkeri tonunda perdelerle süslenmiş camlar çivilerle çakılmış perdeleri elleseniz elinizde kalıyor .

Lvivden odessa ya dönüş treni

Ama dedim ya herşeye rağmen farklı bir deneyim olduğu için beni mutlu etti . Tarihte yolculuk yapmış olduk . Bir güzel yanıda en başından en sonuna bütün vagonları gezebiliyor olmanız dı tabi vagonlar arasındaki görevlilere yakalnmadan gitmeniz gerekiyor . Birşey aradığınızı düşünüz yardımcı olmaya çalışıyorlar her vagonda ufak büfeler mevcut oldukça uygun . Bu arada alkol sevmem içince sarhoş olan biri de değilim ama bir biranın kafası ne olur demeyin bu trende türk lirasıyla 4lira gibi bir ücret ödediğimiz biranın kafası ne votkada ne viski de ne de rakıda vardı içen kafasını kaldıramıyordu . Keşke ismine baksaydım birdaha gittiğim de araştırıp bulucam.

Odessa tren garı

Dedigim gibi biz üç arkadaştık ve ilk bindiğimiz trende şansımıza bizim yanımıza ukraynalı bir kız denk gelmişti. Kız hiç yanımıza uğramadan tüm gece yan odadaki erkek arkadaşı veya eşi oldunu düşündüğümüz kişinin yanında kaldı biz üç arkadaş istediğimiz gibi gürültü yapıp müzik falan açarak eğlenceli bir yolculuk yaptık. Dönüş yolculuğumuzda bu kez iki arkadaş bir odada bilet bulabildik ben ayrı bir odada kalmak zorunda kaldım . Ancak arkadaşlarımın yanına iki çocuklu bir bayan geldiği için arkadaşım gece gürültü yapıp (horlayacagını) düşünüp benimle yer değiştirdi zaten yanımızda kalan aile sabah daha varmamıza 4saat kala bi istasyonda indi . Biz yine üç arkadaş gün doğumunda yolun tadını çıkardık. Anlıyacağınız yanınızda doğru kişilerle gittiğinizde birazda bizim gibi şanslı iseniz veya iki kişi gidip iki kişilik odada kalıyorsanız aynı şekilde dört kişiyseniz aynı odada kalabiliyorsanız oldukça zevkli güzel bir yolculuk olacak .

Yol üzerinden bir manzara iki köyü birleştiren tren geçiş yolu

Bukadar konuştum sizlerde okudunuz birazda bilet nasıl alabilirsin bundan bahsedeyim. Öncelikle kredi kartınız varsa ve kartla alabiliyorsanız bilet almak çok kolay .https://booking.uz.gov.ua/en/ web sitesinden biletinizi seçip kolaylıkla alabiliyorsunuz . Sayfaya girdikten sonra öncelikle nerden nereye gideceksiniz tarihi ve saati seçiyorsunuz. Search yani birçoğumuzun bildiği gibi ara butonuna tıklayıp çıkan sayfadan var olan seferi seçiyorsunuz. Ardından çıkan sayfada trenin olanaklarına göre örneğin koltuk yatak türüne göre listelenen fiyatlardan birini seçiyorsunuz. Siz de muhtemelen yataklı olanı seçeceğiniz için burda iki kişilik yani 1. Sınıf yataklı ve 4 kişilik 2. Sınıf yataklı olmak üzere iki seçenekten birini seçip. Çıkan sayfadan vagon oda numarası ve altta mı üstte mi yatacağınızı seçiyorsunuz. Yukardan düşmek gibi bir korkunuz yoksa üstte yatmanız en güzeli olacak . Yatarak yolu seyredebilme imkanımız oluyor öteki türlü oturmanız gerekecek .

Karşınıza çıkacak son bilet seçim sayfası fotoğrafta gördüğünüz gibi oluyor . Gri renk gösterilenler önceden alınmış biletler maviler sizin seçebileceğiniz boş yataklar ve kırmızı gösterilen göreceksiniz seçmiş olduğunuz bilet . Bundan sonrası zaten kredi kartıyla alışveriş yapanların bildiği standart işlemler. Biz bileti kartla almadık tren istasyonundan aldık üstelik dil bilmediğimiz halde hiçte zorlanmadan alabildik . Öncelikle gara varıp bilet alacağınız gişeyi bulup dil biliyorsanız zaten konuşarak çok kolay alabilirsiniz . Eğer dil sorununuz da varsa gösterdiğim gibi bilet alim arabalarını web sayfası üzerinden gerçekleştirip ödeme aşamasına geçmeden gişedeki görevliye gösterin ve o biletinizi alıp onay aşamasında kendi ekranını size çevirip tekrardan gösterip onay alıp biletinizi size teslim edecektir .Ukrayna halkı çok yardim sever ve yabancılara çok iyi yaklaşıyorlar sizde çekinmeden yaklaşın yardim isteyin . Umarım bu yazımda da birazda olsa yardımcı olabilmişimdir. Gidecek herkese iyi yolculuklar …

Lviv

Lviv’e gelişimiz trenle oldu ve tren istasyonun çıkışında şansımıza şantiye gibi inşaat alanı kuruluydu . Odessa dan bura geldiğimiz için aslında birazda şaşkınlık içindeydik çünkü Lviv tren istasyonu şehir merkezine biraz uzak olduğu için sanırım daha eski bir yerleşim ve gözle görünür bir fakirlik ve yaşlı nufusunun çokluğu göze çarpıyordu ilk bakışta . Ancak merkeze doğru ilerledikçe odessadaki gibi lüks yaşam göze çarpmasada nüfus yoğunluğu ve hareketlilik Odessa dan çok fazlaydı . Geceyi trende geçirdiğimiz için karnımız oldukça acıkmıtı ki Ukrayna’da çoğu Avrupa ülkesinde de olduğu gibi kahvaltı kültürü yok . Benim tavsiyem evde birşeyler yapmaya uğraşmak istemiyorsanız Lviv kruvasan ki özellikle tavuk ve balıklı olan kruvasanları denemenizi tavsiye ederim biz yedik çok memnun kaldık yazı panosu vardı bizden önce gelen Türkler olmuş onlarda bu panolara aynı düşünceleri not almışlar dı. Lviv kruvasan lviv’in her yerinde şubesi olan bir firma mutlaka birine uğrayıp tatlarına bakın güzelde kahveleri var .

Lviv kruvasan 🥐

Lvivdeki ilk günümüz de güzel bir kahvaltının ardından merkez meydanına ulaşıp sabah saatlerinde oldukça sakin olan bir parkta oturup konaklayacağımız yeri ayarlama çabasına giriştik . Bunun için tavsiyem ev kiralamak. Hem hotele göre daha ucuz hemde hostelden daha pahalı olmasına karşılık konforlu ki birkaç kişi geldiyseniz bizim gibi mesela üç kişi günlük paranız hostel fiyatına denk geliyor . Biz evi seçerken ilk dikkat ettiğiniz şey balkonu oldu çünkü tüm manzarayı seyretmemize olanak sağlayan güzel bir balkonlu ev bulduk ki içinde oldukça yeni ve ful eşyalı bir çıktı

Evimizin manzarası Lviv forum avm’nin hemen yanı

Evi https://www.booking.com sayfasından tuttuk sizde sayfasından inceleyip kiralayabilirsiniz oldukca fazla seçenek mevcut .Detaylı bir yazıyla daha sonra tekrardan bahsedeceğim ev tutma anlaşma ve aşamalarından . Dediğim gibi ev mükemmel ve merkeze yakın bir konumda çıktı şansımıza çünkü çokta arastırmamıştık balkonuna kapılıp tuttuk .tek sıkıntımız televizyon ve internetini ayarlayamadık aslında talimatlarla Rusça ve İngilizce açıklamalı bir broşürü olmasına rağmen bizim kendi beceriksizligimizden çözemedim tavsiyem uğraşmamak için en azından internet wifi bağlantınız yaptırın . Çokta gerek duymayacaksınız muhtemelen bi Ukrayna hattı aldıysanız bu yeterli oluyor ve her sokağın kendi wifi si var. Lviv odessaya oranla özellikle yeme içme konusunda çok uygun bir şehir hatta şu kadarını diyebilirim korkmayın menülerde en son bakacagınız şey fiyat olsun . Biz çokta paramız olmamasına rağmen lviv’in en kaliteli mekanlarında yiyip içtik maksimum kişi başı türk lirasiyla 50 TL gibi bir hesap geliyor

Örneğin şöyle koca 200 gram dolu dolu etli ve iki çeşit peynirli hamburger türk lirasiyla 30tl gibi bir fiyata denk geliyor ve enfes daha önce Türkiye’de tatmadiğım bir lezzet oldu halen tadı damağımda diyebilirim . Lvivde nere neler yemeliyim gibi bir başlık altında bu ve bunun gibi hoşuma giden bütün mekanlardan bahsedeceğim . Lviv turist açısından oldukça kalabalık yoğun bir şehir . Çok fazla kafe restoran ve vakit geçirebileceğini hoş mekan var . Lvivde hemen hemen her mekan farklı bir konsep üzerine kurulmuş gibi . Bir yere birşey yiyip içmeye girdiginizde sadece karnınızı doyurmuyorsunuz yaptıkları şovlarla göz zevkinizi de doyuruyorlar .

Mesela mahsende azrailin size hesap getirmesi ve kral Arthurun tahtına oturup fotoğraf çekilmek ve kılıcını saplı olduğu kayadan çıkartmak gibi . Lviv tarihi binaları her köşesinde birbirinden renkli mekanları tarihi eski model toplu taşıma araçları ve turist yoğunluğuyla kesinlikle sakinliği ve kalabalığın coşkusunun bir arada yaşanabileceği ve yaşanması gereken bir şehir .

Çatalca orman yürüyüş parkuru

Yolun başında 🙂

Çatalca İstanbul kalabalığından kaçış ve doğa ile buluşma noktasında İstanbul’luların yanı başında bir konumda yer almakta . Birçok kişi çatalca merkezde yer alan çiftlikler ve ve meşhur büyük geniş ağaçlar içinde yer alan bahçeli köftecilerini tercih edip hafta sonu sakin vakit geçirip sitresini atma çabasında oluyor . Fakat çatalcanın farklı iki yüzü daha var birincisi ormanlı tarafında karadeniz de sahile bakan kısmı birçok extrem spor severin buluşma noktası örneğin paraşüt paramotor ormanda off road motor , jip safari ve deniz de su aktiviteleri gibi etkinlikler. Diğer bir seçenek ise benim de deneyimlediğim orman da trekking seçeneği bulunmakta . Ben arkadaşımın eşi öğretmen olduğu için yüz kişilik çoğunluğu öğretmen olan bir gruba dahil olarak böyle bir geziyi deneyimledim . İstanbul’dan otobüslerle buluşma noktalarından alındıktan sonra sabah kahvaltısı için güzel bir mekana getirildik bahçede yüz kişilik koca bir kahvaltı masasında hem güzel sohbetler eşliğinde kahvaltımızı yaptık hemde Oman yürüyüşümüzün güzergahı hakkında ufak bilgiler sahibi olduk . Ortalama 30 kilometrelik orta dereceli bir yürüyüş parkuru Kurşunlugerme ve Ballıgerme güzergahında yürüyüşümüzü tamamlayacağımız bilgisini edindik . Kahvaltılar yapıldıktan sonra araçlarla yürüyüşümüzün başlayacağı noktaya vardık toplu ve bireysel fotoğraflar çekildikten sonra yürüyüşümüze başladık .

Güzel büyük bir grubun içersinde bizim kendi küçük grubumuz

Şansımıza birgün önce yağmış olan yaz yağmuru parkurun ormanın içinden ilerleyen ilk beş altı kilometrelik toprak yolunu çamura çevirmişti biraz atlaya biraz da zıplayarak herşeye rağmen güzel bir başlangıç süreci oldu birkaç kez gruptan ayrılıp iki arkadaş ormanın içineden ilerleme başladık yaramaz oyun bozan iki çocuk gibi anlayacağınız ama bu oyunumuz çokta geçmeden kaybolup zar zor çeken telefon şebekesiyle gruptaki arkadaşlardan konum isteyip grubun geneline çaktırmadan tekrardan gruba dahil olduk . Onlarda ormanın ortasında geniş çiçeklerle süslenmiş düz bir araziye varmış mola verip manzaranın tadını çıkarıyorlardı . Bu noktaya kadar güzel bir orman gezisi olan gezimiz buradan sonra ormanın etkisini biraz daha gösterdiği doğaya daha çok yaklaştığımız güzel bir trekking e dönüşmeye başladı .

Üstelik yürüyüşümüzün burdan sonraki kısmında birde bize eşlik eden doğanın güzelliklerinden mandıra deresi dahil oldu . Söylemeden geçemiycem orman yolu boyunca güzel bir görüntü sergileyen mandıra deresi ne yazık ki kimyasal atıklardan köpük ve baloncuklar içerisindeydi . Orman ve güzel hava tam yürüşe müsait herşey iyi tamam ama yürüyüş boyunca kirliliğinden elimizi bile sokamadığımız bir dere bize eşlik etti. Elimizde batonlarımızla aramızda düşüp kalkanlarımızla güzel bir yürüyüş yaptık bir ara ters yönden gelen genç bi hatta çocuklardan oluşan bir izci grubuyla karşılaştık tabi başlarında hocalarıyla çocuklar çok tatlı olmuşlardı izci uniformalarının içinde . Kimi zaman ormanda kamp yapanlara da den geldik güzel görüntülerdir anlayacağınız . Birde ormanın içinde rehberimizin dediğine göre bir ucu İstanbul Fatih’e kadar dayanan su kemerlerine denk geldik dediğine göre İstanbul’un altındaki tünellerden biri buralardan biryerden çıkıyormuş ki malum az çok İstanbul tarihiyle ilgileneniniz varsa bilirsiniz ki İstanbul’un altı labirent şeklinde ucu bucağı belirsiz kanallarla çevrili . Gerçekten görsel olarak hem hayrete düşürücü hemde kendine hayran bırakan kemerlerdi devasa kayalar onca yıl önce nasıl böyle dizilip bu yükseklikteki kemerler inşa edilebilmiş anlaması akıl erdirilmesi güç durum . Ancak bu tarihi güzellikteki kemerler yıpranmış ve birçok noktası çökme eşiğine gelmiş hatta devasa kayalardan bazıları sanki askıda her an düşebilirlermiş gibiydi . Yolumuza az biraz daha devam ettikten sonra küçük şirin bir köye geldik . Burada küçük bir lokanta da yiyip içip dinlendik . Küçük dediğimede bakmayın yüz kişilik gruba güzel bir öğle yemeği sundular . Yazımın başında da dediğim gibi çatalcanın köftesi meşhurdur yolunuz butarafa düşerse tatmanızı öneririm biz de köftelerimizi yiyip dinlenip . İçimizden yorulmamış olan beş altı kişiyle köyün futboll sahasında çocukları da aramıza alıp mecburen ki top onlarındı 😅 yorgunluğunuza yorgunluk kattık ama olsun yenilmiş olmamız dışında eğlenceliydi güzel geçti .

Daha terimizi üstümüzden atmamıştık ki tekrardan araçlara binip yakın bir noktada mutlaka görmemiz gerktiği söylenen yanına gidene kadar bizden sır gibi saklanan süprizimiz olsun denilen çilingoz tabiat parkında bulunan ufak bir şelaleye vardık burda da yol boyunca rengaren çiçeklerin arasından geçtik çokta karmaşık olmayan orman yollarından ilerledik derelerden atladık güzel buz gibi bir şelaleye vardık . Çok kez doğayla kamp yaparak baş başa kalıyorum ancak ilk trekking deneyimim oldu hemde böyle kalabalık bir grupla gayet hoşuma gitti her zaman dediğim gibi gezin biryerlere gidin farklı şeyler tadın hayat yaşadığınız ve gördüğünüz şeyler değerinde güzelleşir güzellestirin hayatınızı.

Blog yazımı yazmaya nasıl karar verdim

Blog açarken çok fazla düşünüp bir türlü karar verememistim bunun başlıca nedenlerinden biri blog açmak gibi bir fikrim vardı fakat buna karşılık yazmak için de onlarca farklı fikrim vardı herhangi türde bir blog yazmaya karar veremedim . Bunun için net bir isimde kuramıyordum kafamda ve ne yazarsam gezi sağlık alışveriş konu ne olursa olsun uyum sağlayabilecek bir isimle bloğumun açılışını yaptım ikiniz.com fakat dediğim gibi aklımda bir fikir olmadığı ve yazıp iki gün sonra tıkanıp başa dönmemek için uzunca bir süre yazamadım . Kafamda belirlemiş olduğum konulara örnek birkaç tanınmış blog buldum onları inceledim hatta blog nasıl açılır başlığı altında birçok blog var onların tavsiyelerini okudum ve “blog yazmaya nasıl başlamalıyım” gibi bir konuyla ilk yazımı yazdım . Farkettim ki oldukça fazla gezen biriyim gerek tatil gerekse günübirlik kaçamaklar ve İstanbul gibi yaz yaz bitmeyecek büyük bir şehirde oturuyorum . Yazılarıma da bu yönde şekil vermeye karar verdim ancak bunu yaparken tarihi kültürü vs. Araştırılıp kitaplardan ansiklopedik bil vermek yerine bu tür konulara değinmeden değinmeden günümüzdeki yaşam şekli ve nerede nasıl güzel vakit geçirilir neler yapılır ben neler yaşadım bunları anlatmak olacak daha çok bir sohbet tarzı olsun istedim . Sanki arkadaşlarıma anlatıyor ve telefonumdan fotoğrafları gösteriyormuş gibi . Hem bu tür beni sıkmayacak hemde hergün biriyle sohbet edermis gibi yeni yazılar yazmama sebep olacak . Okuyanların da aynı havaya kapılıp güzel bir sohbet ortamı oluşturması maksadıyla kendime geleceğe dair güzel bir anı blogu bırakmaya karar verdim ve bu yönde yazmaya çalışacağım .

Odessa

Potemkin stairs Odessa

Odessa iki günlük gözlemleyebildiğimiz kadarıyla birçok gezip görmeye değer yerleri şehir merkezinde barındıran minimal bir şehir Lviv’i de gördüğüm için onunla kıyasladığımda daha gelismis birazda pahalı gece hiç kalmadım gibi birşey ilk geldiğimiz gün gece iki civarıydı ve dolaşma imkanım olmadı onun dışında iki günümüzüde gündüz geçirdik Odessa da . Gördüğüm kadarıyla gece hayatı gün içinde olduğundan daha hareketli bir şehir gün içinde sahneler gösteri alanları kuruluyordu biz kalamadık . Şehir merkezi güzel kafelerde ve Ukrayna’nın her yerinde olduğu gibi kitapçı ve kahve dükkanlarıyla dolu .

Biz güne böyle bir binanın önünde başladık ilk gecemizi bu binanın yanında bir Türk restoranında geçirdik sabah iki adım meydana yürüyünce bu güzel binayı gördük ki ukrayna da bu tür binalar sıradan her yerde bu tür mimariye sahip binalara denk geliyorsunuz . Sabah uyandığınızda potemkin meydanına doğru gidin yol kenarlarında ufak araçlarda kahve satanlar var benim önerim tatmadığınız değişik bir kahve alın ki bol çeşitleri güzel kahveleri var elinizde kahvenizle kendinizi potemkin meydanının manzarasına bırakın zaten Odessa da gün içinde yapabileceğiniz en güzel şeylerden biri bu birde sahile gidip iskelede güneşlenmek ve denize girmek olabilir. Potemkin meydanında ufak bir yürüyüş yolu alt tarafında da vakit gecirilebilecek güzel bir parkı var . Sürekli her yerden sokak sanatçılarının sesleri yükseliyor belki hoşunuza giden birinin yanına gidip onu dinleyerekte vakit geçirebilirsiniz . Bunun dışında odessada opera binası ve müzesi var tarihi birazcık merak ediyorsanız buraları gezip görmenizi öneririm . Daha önceki yazımda da dediğim gibi dil hiç bir türlü problem olmuyor şahsen bizim üç arkadaş ingilizcemiz vasat Rusça bilmiyoruz ki bu ülkede İngilizce ve Rusça çok az kullanılıyor genelde Ukrayna dilini kullanıyorlar ama güler yüzlülükleri ve cana yakınlıkları sayesinde bir şekilde anlasiyorsunuz

Odessa opera binası

Odessa’yı çok gezmediğim için hemde çok fazla özel bir yanına denk gelmediğim için çok birşey diyemiyorum ama güzel şehir gidip görülmeye değer

Odessa tren istasyonu yakınında bir halk pazarı

Tren saatimize çok vakit olduğundan dolayı rast gele dolaşırken tesadüfen girdiğimiz bir halk pazarında böyle güzel bir manzaraya denk geldik insanlar buraya alışverişlerini yapmaya gelip hiç tanımadıkları insanlarla üç beş dakika dans edip eğlendikten sonra kendi yollarına gidiyorlar u şeklinde büyükçe bir masa onlarca sandalye birşeyler içip şampiyonlar ligi maçını seyrederken tanımadığınız biri gelip sizi dansa davet ediyor . Oldukça ilginç ve güzel bir ortam Odessa da hoşuma giden güzel mekanlardan biri de bu halk pazarı oldu

Ukrayna

İlk defa yurt dışına çıkan biri olaraktan ve kısıtlı ingilizcemizle bir tedirginlik de beraber yola çıktığımız üç arkadaş ukrayna dan çok memnun kaldık sanki İstanbul’da yıllarca dolaştığını sokaklarda dolasir gibi hiç yabancılık çekmeden dolaştık . Kısaca Ukrayna yolculuğumuzun bı hikayesini anlatmak istiyorum ki daha sonrasında gitmek isteyen arkadaşlara ufakta olsa bir fikir olsun . Ukranyanin birçok yerinde asker mevcut polis çok az görürsünüz en azından bizim gezdigimiz yerlerde yok gibiydi ama bir çekingenlik olmasın hava limanı dışındaki askerler memur niteliğinde her yerde işe gidip akşam eve dönen askerlerle dolu . Hava limanında biz pasaportla giriş yaptik daha kolay olur diye . Pasaportta dikkat etmeniz gereken ikametgah soruyor örneğin bende Gebze yazıyor memur Gebze neresi diye sordu arkadaş arkadan atladı istanbuldan geldiğimiz için Gebze İstanbul dedi bende bozuntuya vermedim 😅 arkadaşın ismi Eyüp pasaportunda da Eyüp yazıyordu onu anlatmak biraz sıkıntı oldu . Ama oda geçti diğer arkadaşımız hiç bir sıkıntı olmamasına rağmen kendi aralarında konuşmaya pasaportunu askerler birbirlerine göstermeye başladı biz o an bı sıkıntı var diye düşünerek uzaktan arkadaşla sakalasmaya başladık gülüşmeler falan memurların dikkatini çekti rahat tavırlarımızı görünce neyse ki onuda bıraktılar . Zaten en sıkıntılı kısım bu çünkü çok kişiyi hava limanindan almayıp iki üç gün geri dönüş uçağı olana kadar buldunuz esir şeklinde bekletiyorlar ki bizden sonra gelen ucaktan on kişilik bı grubu içeri sokmamışlardı . Haberini Lviv sokaklarında dolaşırken almıştık çokçada üzülmüştük .ancak dönüşte havalimanında bu kişilere denk geldiğimizde adamlar haklı dedim . Benim tavsiyem otele bulaşmayın hem pahalı hemde çok rahat hareket edemezsiniz . Evler çok temiz ve bedava gibi . Biz Odessa da bir gece bı türk işletmenin bahçesinde kaldık . Ukraynada sakin türk mekanlara yaklaşmayın hava limanından Odessa merkez taksiyle 90 grivna türk taksici bizden 300 grivna para istedi taksilerde taksimetre yok ne derse o onun için Uber kullanın tanıdık var diye taksiden inince bı mekana gittik gece bahçesinde kaldığımız üç lahmacun dört dolma getirdi birkaç çay 800 grivna aldılar biz hiç birşey yapmadan Türklerin yanından kendimizi kurtarana kadar 1500 grivnamiz gitmiş oldu ki bizim gibi karşılaştığımız diğer Türklerde türk mekanlarından uzak durmamız konusunda bizi uyardılar . Derinlemesine anlatacağım ama dediğim gibi ilk gün olmak üzere birde dönüş günü odessada 2 gün kaldık bizdeki Antalya Bodrum gibi bir tatil liman kenti iki gece tren yolculuğu yaptık ki otel veya evde kalacağınıza bizdeki doğu ekspresi gibi bir iki gecenizi trenle değerkendirebilirsiniz . Vaktimizin çoğunu lvivde geçirdik Lviv daha bir eski andırıyor eski binalar 60lardan kalma toplu taşıma ama eğlence olarak her yerde bir şov her kafenin her barın farklı kendine has konsept tarzı var buda hergun farklı bir deneyim yaşamanıza neden olacaktır . Giderken hatta havalimanında tanıştığımız Ukraynalı bı abla ve hatta Ukrayna’da ikamet eden turklerin bizi korkutacak şekildeki dikkatli olun sizi carparlar dolandırıcı çok uyarılar biraz bizde bı tereddüt yaratsada . Herhan gibi kötü birseyle karşılaşmadık herkes Güler yüzlü yardım sever . Gece 3te bile Türkiye’de olmadığım kadar rahat bı şekilde dolaşabildim . Tekrardan gidebilmek için gün sayicam benim için muhteşem bir deneyimdi . Kadın nüfusu cidden çok fazla otobüs şoförleri sokaktaki çöpçüler askeri polisi hayatın her alanında bu ülkede kadınlar hakim .belki de bundan dolayı bana çok güvenli bir şehir gibi hissettirdi ve her yer tertemiz . Harcamalara gelirsek bu ülkede özellikle Lviv şehrinde yeme içme bize göre cidden bedava gibi biz üç arkadaş tadını çıkarabilmek için özellikle fiyatların farkına vardıktan sonra bir haftalık tatilimize herşeyin en pahalını seçtik en lux mekanlarda yiyip içtik lvivde konsept olarak gidip görülmesi gereken bütün mekanlara gittik bir ikisi hariç onlarda vaktimiz yetmedi . Yani anlayacağınız bir haftalık lüks bir tatilin yeme içme bedeli bize 1000tl gibi bir fiyata patladı aynı tatili Türkiye’de yapsak 10.000 TL’yi aşacağını eminiz . Kesinlikle tavsiye edecegim güzel biryer . Ben Lviv i sevdim birdahakine tatilimi bölmeden lvivde değerlendireceğim . Dönüş yolunda bizim gibi tatile gelen üç tür bayanla tanıştık biraz sohbet ettik onlar bize kievi çok net ettiler mimari olaraktan görülmesi gereken eski Sovyet Rusya’nın izlerini taşıyan güzel bir şehir diye onlar Odessa Lviv Kiev üç şehir gezmişler
Kievi görmediğim için bı fikrim yok kısacası böyle güzel olumsuz hiçbir yönüne rastlamadığımız güzel iki şehir gezmiş olduk .

Lviv

İstanbul

Üsküdar

Öncelikle yazılarıma günlük anlık kararlarla başlayıp aklımda olmayan şeyler doğrultusunda yön verdiğim için farkettim ki İstanbul ile ilgili bir İstanbullu olaraktan çokça yazı yazıcam. Bu nedenle hiç olmassa kısada olsa bir üst başlık altında kısaca İstanbul dan bahsetmet ve daha sonrasında İstanbul’da neler yaparız nerelere gidebiliriz gibi gezdikce aklıma geldikçe alt başlıklarda yeni konulara yer vermek için bu yazımı yazmak istedim . Ben 28yasinda biriyim ve doğma büyüme istanbulluyum ve halen bı ara sokağa girince şaşkınlıklar içinde kalabiliyorum her yerinden sürpriz fışkıran bir bir şehir İstanbul .

Herkes bilir galatasını kız kulesini boğazda salınan köprüsünü taksiminden beyoglunu Üsküdar’dan modaya nekadar eşsiz bir şehir olduğunu . Ama İstanbul öyle bir şehir ki trafiğinde boğulurken bile ayrı kalmaya gelmez hemen özletir tatlı koşuşturmacasını . Herkes hasta olur gelende gelmeyende boğazının güzelliklerine çok az kişi bilir İstanbul’da yaşayıpta henüz deniz görmemiş insanların olduğunu .

Kız kulesi
Su ada

İşte İstanbul bukadar büyük bir şehir .Ben İstanbul’u bisikletle dolaşan biriyim bunun için girip çıkmadığım çok az sokak görmediğim çok az yer var diyebilirim

Herşey imkan dahilinde olmakla birlikte İstanbul’da yaşamak istiyorsanız yada İstanbul’a ziyaret maksatlı geliyorsanız gecesi ayrı gündüzü ayrı bu güzel şehri doyasıya yaşamaya tadını çıkartmaya bakın gezip görmenin dışında gece eğlence mekanları da oldukça hareketli ve hoşça vakit geçirmenizi yardımcı olacaktır .

Dedigim gibi bu yazım sadece İstanbul’a ilgili bir üsta başlık niteliğinde olacak daha sonrasinda gezdigim deneyimlerinin mekanları teker teker derinlemesine yazacağım okuduğunuz ve olursa tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkür ederim 😊

Belgrad

Blog yazmaya nasıl başlamalıyım ?

Kimi zaman yanlız bazen de sıkı dostlarla gezip dolaşmayı seven istanbul aşığı ama fırsatını buldukça da hiç düşünüp tereddüte düşmeden istanbuldan kaçmayı da seviyorum . Bunun en büyük nedenlerinden biri de fotograf çekmeyi seviyor olmam sanırım ,tabiki hal böyle olunca anlatılacak birçok anı ve paylaşılacak binlerce fotoğraf oluyor .sosyal medya üzerinden her ne kadar paylaşımlar yapsamda beni tatmin etmeyen kendimi gezdiğim yerleri tam anlamıyla ifade edemediğimi düşündüğüm hep birşeyler oluyor . Sanırım uzun uzun yazmaları seven biriyim anlattıkça anlatasım geliyor .işte tamda bu nedenden ötürü bir blog kurmalıyım diye düşünüp ikibiz.com sayfasını oluşturup kendimi daha özgürce ifade etmeyi amaçladım . Ancak iş birşeyler yazmaya gelince heleki birde başlangıç noktasinda olunca iş sandığınız kadar kolay olmuyormuş . Onun için bende başlangıç olarak biraz kendimi anlatan birazda neler hedeflediğimi anlatan ufak bi giriş yapmak istedim . Tam bir bisiklet aşığıyım ufak bi grubumuz var fırsat buldukça istanbul turu yapıyoruz bunlardan uzun uzun bahsedeceğim özellikle istanbulda nerelerde bisiklet kullanılır güvenli olaraktan ve manzaranın tadını çıkararak . Yakın zamanda istanbul dışınada çıkmaya başladık en son çanakkale turumuz oldu oldukça eğlenceli ve duygusal geçti. Bunun yani sıra yaz ve kış tatil rotalarımız oluyor . Yazı her yönüyle değerlendirmeye çabalıyorum özellikle çadır kamplarıyla. gez gör yaşa daima fotoğraftaki manzaranın içinde ol felsefesiyle yaşayan biriyim en azından öyle yaşamaya çalışyorum diyeyim .anlayacaginiz nerden baslasam nasil etsem bilemedim derken bu yaziyi yazarken kafamda birseyler de şekillenmeye basladi . Tatile çıkarken benimde bolca açıp okuduğum fikir edinip öyle yola çıktığım blog yazılarından bir tanesinide ben yazmak üzereyim ve hatta siz bu yazıyı okurken çoktan yazmış olucam . Onun için ki tüm eleştirilere ve önerilere açığım , kendi yaşadığım mutluluk ve hüzünlerle dolu anılarımı yazarken sizinde bana hatalarımla ilgili yabancısı olduğum bu blog ortamında yol göstermenizi umuyorum ki daha güzel yazılar paylaşımlar ortaya çıksın . Böylelikle ilk yazımı nasıl yazsam diye düşünürken yazıp paylamış oldum 🙂